TEMEL FIKRALARI 2

21. TEMELSİZ  FIKRA   "İKİZLER"
  Annesi ikiz çocuklarını yıkadıktan sonra yatağa yatırmış.
  Çocukların kıkır kıkır güldüğünü görünce sormuş:
- Neler oluyor, neden gülüyorsunuz?
  İkizlerden biri yanıt vermiş:
- Anneciğim, kardeşimi iki kere yıkadın, beni yıkamadın ki!...

22. TEMELSİZ  FIKRA  "SU AYGIRI"
  Hakim suçluya sormuş:
- Bu adamı niçin dövdün?
- Bana su aygırı dedi, efendim.
- Ne zaman?
- Bir yıl önce.
- Ama sen onu yeni dövmüşsün.
- Su aygırının ne olduğunu ben de ilk
   kez bu hafta öğrendim.

23. DÜŞERSE  DÜŞSÜN
  Temel ile Dursun uçakta yolculuk ediyorlarmış. Uçağın motoru bozulmuş.
  Pilot gelip  'düşüyoruz'  demiş.
  Temel Dursun'a dönüp:
- Uçak  düşüyor  ula  ne  yapacağız?
  demiş.       Dursun:  - Babanın mali
  mudur  ula düşerse düşsun  sanane!

24. TEMELSİZ  FIKRA   "SANA BU KADAR DA DÜŞMEZ"
Fatih Sultan Mehmed bir gün dolaşırken bir fakir sadaka ister.  Padişah çıkarır bir altın verir.
Adam: "Padişahım, ben senin kardeşin değil miyim? Bir altın vermek kardeşliğe sığarmı?" der.
Fatih:  "Nereden  benim  kardeşim oluyorsun?"  diye sorar.
Adam:   "Hepimiz  Hz. Adem'in  ço-cukları  değil  miyiz?"   deyince,
Fatih:"Hele şu bir altını al da git.
Eğer öteki kardeşlerimiz duyacak olursa senin payına bu kadar da düşmez."  der.

25. TEMELSİZ  FIKRA   "PARDESÜ"
Hoca sokağa çıkar çıkmaz komşuları, "hocam akşam evden çok gürüldü geliyordu" dediler.
Hoca, "evet cübbem merdivenlerden düştü onun  gürültüsü idi" der.
"Aman hocam cübbe düşünce gürültü olur mu?"  dediklerinde,
Hoca: "Uzatmayın, içinde ben de vardım." der.

26. BEBEKLER  DOĞAR
Öğretmen Temel'e sorar: -Sizin köyden doğmuş büyük adam var mı?
Temel: --Hayır öğretmenim, bizim köyde  hep  bebekler  doğuyor.

27. TEMELSİZ  FIKRA  "ÇOK  OTURMA"
Bir ağır hastayı ziyarete gelip, saatlerce oturan  bir  adam  giderken  hastaya:
--Kardeşim, bana bir söyleyeceğin var mı? diye sormuş.
Hasta:  --Evet.
Adam: --Nedir?
Hasta:  --Bir  hastayı  ziyarete gittiğin zaman  çok  oturma!

28. TEMELSİZ  FIKRA  "MİRAS"
  İki arkadaş, ölen arkadaşları hakkında konuşuyorlardı:
-Vah vah, demek ki arkasında kalanlara  bir şeyler  bırakmamış?
-Zavallı  nasıl bıraksın ki, ilk önce servet kazanmak  için  sağlığını  kaybetti.
  Daha sonra da sağlığını kazanmak  için  servetini.

29. KEÇİ
  Temel ile Dursun küsmüşler. Dursun bir gün kasabaya keçisini satmaya gitmiş.
  Tesadüf bu ya Temel ile karşılaşır:
- Haçan, bu eşşekle nereye cideysun?
  Dursun: - Ula görmey misun, o eşşek deyildur. Keçidur keçi!
  Temel: - Ula be sana demeyrum keçiye deyrum da!

 30. AKIL
Temel bir gün Dursun'a balık kılçığı yemenin insanın kafasını Çalıştırdığını söylemiş.
Bu habere sevinen Dursun yanına Temel'i de alarak hemen bir balık lokantasına gitmiş.
Az sonra gelen balıkların etini Temel, kılçıklarını Dursun yemiş.
Böylece üç porsiyon balık tükettikten sonra Dursun hesabı ödemiş ve dışarıya çıkmışlar.
Yolda bir ara Dursun:
- Baa bak Temel. Sen galiba kazuklayisun beni ? demiş.
Temel gülerek cevap vermiş:
- Bak, gördün mü ? Kafan çalışmaya başladı bile.

31. MORAL
Temel'in arkadaşı çok hastaymış. Günleri sayılı deniyormuş.
git ona biraz moral ver, senin en iyi arkadaşındır, demişler.
Gitmiş ve ona: - Korkma! Zaten herkes bir gün ölecek, demiş.

32. TEMELSİZ  FIKRA   "ŞEYTANIN  POSTACISI"
Bir adam ahlâkı ve ilmiyle meşhur bir âlime gider ve ona:
-Falanca kişi sana küfretti der.  Büyük âlim hemen cevap verir.
-Şeytan senden başka postacı bulamadı mı?

33. MAYMUN
Temel bir maymunu, bütün gün tasmasından tutaratak gezdirmektedir. 
Yolda hayvan seven bir arkadaşına rastlar.
Arkadaşı:
-Temel bu hayvana yazık değil midir, onu hayvanat bahçesine götürsene der.
İki gün sonra Temel aynı arkadaşına yine rastlar.
Arkadaşı:
-Hani hayvanat bahçesine götürecektin maymunu, der.
Temel:
-Cötürdüm cötürdüm da, şimdi de sinemaya cötüreyrum...

34. MUHTARLAR
Mahelle Muhtarı seçilen Temel'e "Hiç şansın yoktu, nasıl seçildin?" demişler.
Temel de "Muhtar Reha'nın taktiğiyle" demiş. "Nasıl Yani" demişler, açıklamış:
-Hep çok önemli şeyler anlatayrum cibi konuştum...

35. İPTEN  ŞAŞMA
Amerika'da iki Karadenizliyi idama mahkum ederler. Önce temel'i içeriye alırlar ve
"elektrikli sandelyeyi mi, yoksa ipi mi istediğini" sorarlar. Temel düşünür, taşınır:
- İp bizim anadan, babadan kalma adetimiz. Şu gavur memleketinde elektrikli 
sandalyeyi deneyim der.

Oturturlar sandalyeye, Temeli. Basarlar düğmeye Makine kontak yapar. İkinci kere
denerler. Yine kontak yapar, üçüncü kere de kontak yapınca Amerikalılar Temel'in
hayatını bağışlarlar.
Ölüm odasından çıkarken, Temel, Dursun'u görür:
-Aman anadan, babadan gördüğün ipten şaşma, gavur icadı elektrikli sandalye iyi
işlemiyor da!...

36. ÇİFT  VURUŞ
Temel futbol oynadığı yıllarda, bir maçta Hakem faul atışı için düdük çalar, 
elini kaldırır  ve "çift vuruş" der. Temel: "Sakın kimse celmesun, ikisini de ben atacağım." der.

37. TEMELSİZ  FIKRA  "DİLENCİ"
Dilenci: "Hocam Allah rızası için az bir sadaka verir misin ?"
Hoca:    "Az vermek şanımdan değildir."
Dilenci: "O halde çok verin."
Hoca:    "O da senin şanından değildir."

38. TEMELSİZ  FIKRA   "KEL, KÖR, TOPAL"
Kel, kör ve topal üç kişi çok iyi arkadaşlarmış. Bu üç kafadar bir gün Kaldırımda yürüyorlarmış. 
O anda yanlarından bir araba geçmiş.
Kel:       "Şu araba saçımı bozdu" demiş.
Topal:   "Merak etme, ben şimdi koşar yakalarım.
Kör ise: "Siz hiç telaşlanmayın, ben plaka numarasını aldım" demiş.

39. MAÇ  DURUMU
Temel ile Dursun maç sahasının önünde köfte satarken Temel bilet bulur. Dursun'a şöyle der.
-Ula Dursun bu bileti al maçı öğren de gel, der.
Dursun gider ve maçı öğrenip gelir durumu Temel'e anlatır:
-Direk dikiyler, ortaya bir kabak koyiyler. 21 avanak peşine koşiyler.
2 direğin arasına girince gool diye bağriyler, bir de utanmadan kısa don giyiyler.

40. KİM  VURDU?
Bizim Temel mavi trene bilet alacak. Tren hareket etmek üzere. Koşarak gişeye varır.
Gişenin önü bomboş. Bilet satan memur gazeteyi genişce açmış, gelen gidene bakmadan
önünü göremeyecek şekilde gazete okumaktadır. Temel aceleyle:
-Hemşerum bir bilet verir misun?
-Kuyruğa gir!
-Yahu kimse yok kuyrukta, sadece benum.
-Kuyruğa gir!
-Etme kardeşum tren kaçacak, bir bilet ver.
-Olmaz, kuyruğa gir, der demez; Temel biletçinin gözünün ortasına yumruğu indirir.
Tokatı yiyen biletçi, gazeteyi atar, hiddetle bağrır;
-Kimdi, bana vuran?
Temel gayet sakin cevap verir:
-Pilemeyeceğum, kuyruk çok kalabaluktu!

geri dön
Homepage