|
Akıllanmak
Hoca yolculuk sırasında mola verip bir hana girer,bu sırada hana bir başka yolcu daha girer ve ikisi birden hancıdan yiyecek bir şeyler isterler.Fakat hancı yiyecek olarak sadece bir balık olduğunu söyler ve bunu paylaşmalarını önerir.Bunun üzerine Hoca,
'Ben balığın sadece başını yiyecem' der.Hancı bunun nedenini sorar, hoca da,
'Balık başı zekayı arttırır, balık başı yiyen insan akıllı olur' der.Bunun üzerine diğer yolcu hemen atılır ve hocaya,
'Balık başını niye sen yiyeceksin,ben yemek istiyorum' der.
Hocada itiraz etmez ve balığın koca gövdesini yer ve bir güzel karnını doyurur,diğer yolcu ise sadece balığın başını yer ve hocaya seslenir,
'Sen koca gövdeyi yedin,karnını doyurdun,ben sadece kafayı yedim aç kaldım' der.
Hocada bunu üzerine lafı yapıştırır,
'Bak nasıl akıllandın'
 |
|
|
|
...:..: Ayva ile İncir :..:...
Nasreddin Hoca birgün Timurlengi ziyarete karar verir. Giderken yanına hediye olarak bir sepet ayva alır.Fakat hoca yolda ayva yerine incirin daha iyi hediye olacağına karar verir ve dönüp ayvaları boşaltır onların yerine sepeti incir doldurur. Padişah Timur 'a hocanın kendisine hediye getirdiği ve huzura kabul edilmesini istediği bildirilir. Hoca huzura alınır. Hediye olarak çok değerli şeyleyen Padişah incirleri görünce çok kızar ve incirleri tek tek hocanın kafasına vurur.Fakat hoca acıdan bağıracağına Allaha şükreder. Şaşıran Padişah sebebini sorar: Hoca : --Padişahım ya ayvaları getirseydim halim ne olurdu der...
|
|
...:..: Alış- Veriş :..:..
Nasreddin Hoca bir gün heybe almak için pazara gider. Güzel bir heybe görüp pazarcı ile pazarlık yapar ve 1 akçeye anlaşırlar. Tam oradan ayrılacaktır ki daha güzel bir heybe dikkatini çeker: - Kaç akçe şu heybe muhterem? - 2 akçe hocam. - Aldım gitti, diyen hoca elindekini bırakır ve onu alıp tam gidecekken pazarcı seslenir: - Hocam. Bu heybe 2 akçe. Sen 1 akçe verdin. Hoca sinirlenir: - Bre cahil adam! Sana önce 1 akçe verdim. Sonra da 1 akçelik heybe bıraktım! İkisi eder 2 akçe. Daha benden neyin parasını istersin!
|
|
...:..: Erkek mi dişi mi? :..:...
Adamın biri, Hoca'ya sorar: - Nuh'un gemisine zeytin dalını ağzında getiren güvercin erkek miydi? dişi mi ? Hoca cevap verir: - Tabii ki erkekti eğer dişi olsaydı, ağzını o kadar kapalı tutamazdı!
|
|
...:..: Kazan doğurdu :..:...
Hoca komşusundan bir gün kazanı ödünç ister. İade ederken de hem teşekkür eder, hem içine minik bir kazan koyar. Komşusu merakla bu minik kazanı sorunca da, "Komşu, bizdeyken kazanın doğurdu" der. Komşusu bu işe pek sevinir. Aradan epey zaman geçer, Hoca yine komşusundan kazanını ödünç ister. Komşusu da sevinerek verir. Ama bu kez aradan günler, haftalar, hatta aylar geçer, kazandan ve Hoca'dan ses çıkmaz. Nihayet bir gün komşusu konuyu açmaya karar verir,"Hoca bizim kazan ne oldu?" diye sorar. Hoca da üzgün bir ifadeyle,"Komşu çok zaman geçti aradan, senin kazan öldü. Sana nasıl söyleyeceğimi düşünüp duruyordum" deyince sinirlenen komşusu,"Hocam ne diyorsunuz? Hiç kazan ölür mü? Kazan canlı mı ki ölsün?" Hoca,"Doğurduğunu kabul etmiştin, sesin çıkmamıştı, şimdi ölünce nden feryat ediyorsun" der komşusuna.
|
|
..:.: Bu Kediyse et nerede? :.:..
Nasreddin Hocanın canı bir gün yahni ister. Kasaba gidip iki kilo et alır, eve gönderir. Hocanın karısı, yahniyi pişirirken komşuları çıkagelir. Misafire ikram edecek başka şeyi olmadığından yahniyi pişirip, komşularına ikram eder. Akşam olup da evine yorgun argın dönen Hoca, yahninin özlemiyle sofraya kurulur.Biraz sonra karısı Hocanın önüne bir tabak bulgur aşı koyar. Hoca kızar: - Hatun, hani bizim yahni? Karısı misafire ikram ettiğini söylemeye cesaret edemez. -Hiç sorma efendi! Senin gönderdiğin eti kedi yedi, der. Hoca sofradan kalkar. Kediyi tartar.Kedinin zayıflıktan bir deri bir kemik ve açlıktan bitkin halde olduğunu görür. Bir karısına bir kediye bakar. - Hatun, gerçekten eti bu bizim kedi mi yedi? diye sorar. Karısı: - Evet Efendi! Bu utanmaz kedi yedi, der. Hoca, koşarak el terazisini getirir. Terazinin bir gözüne kediye, öbür gözüne kilogramları koyar. kedi tam iki kilo gelir. Hoca karısına bakarak: - Bak hatun! Şu gördüğün bizim kedi tam iki kilo geldi. Aldıiğım et de iki kiloydu. Bu tarttığım kedi ise, et nerede? yok bu tarttığım et ise, kedi nerede?! diye sorar.
|
|
...:..: Sanane :..:...
Birgün Nasreddin Hoca eve doğru yürüyormuş bir arkadaşı arkadan seslenmiş aman hoca gördünmü biraz önce geçen helva kazanını ağzına kadar doluydu.Hoca istifini bozmadan banane demiş.Arkadaşı ama hoca helve kazanı sizin eve gidiyordu buna ne dersin demiş hoca yine istifini bozmadan ozaman sanane demiş.
|
|
...:..: Tabutun neresinde? :..:...
Akıllının biri, Nasreddin Hoca'ya sorar: - Bir cenaze töreninde tabutun neresinde durmam gerek? Sağında mı, solunda mı, önünde mi yoksa arkasında mı ? Hoca gülümser: - Tabutun içinde olma da neresinde olursan ol.
|
|
|